Faşizme Karşı İşçi Sınıfından Bir Mücadeleci: Hedwig Urach

0

 

Faşizmle uzlaşan Avusturya devletine ve Nasyonal Sosyalizm’e karşı mücadele eden Hedwig Urach 20 Ağustos 1910’da Viyana’da doğdu.

Avusturyalı bir terzi ve faşizmle uzlaşan devlete ve Nasyonal Sosyalizme karşı direniş savaşçısıydı. Nazi rejimi tarafından ölüme mahkum edildi ve başı kesilerek öldürüldü.

Viyana’nın 13. bölgesi Hietzing’de tramvay şoförü bir Komünist Parti aktivistinin kızı olarak doğup büyüdü, okul yıllarında sosyal demokrat ‘çocuk dostlarıyla’ ilgilenmeye başladı. Daha sonra terzilik öğrendi ve kendisini siyasi olarak yetiştirdiği, görevli alarak aktif olduğu ve boş zamanlarını yoldaşlarıyla spor ve doğada geçirdiği Avusturya Komünist Gençlik Derneği’ne (KJVÖ) katıldı.

1931’de bu kuruluş tarafından Moskova’daki Uluslararası Lenin Okulu’nda görevlendirildi; öğretmenlerinden biri Alfred Klahr’dı. Ekim 1932’de Viyana’ya döndü ve KJVÖ Merkez Komitesi üyesi oldu. 26 Mayıs 1933’te Avusturya Komünist Partisi KPÖ ve yan kuruluşları, Dollfuss I’in demokratik olmayan hükümeti tarafından yasaklandı. O dönemde KJVÖ sekreteri Leo Gabler 1934 yılında tutuklandığında yerine geçti. Eylül ve Ekim 1935’te Moskova’da düzenlenen 6. Dünya Komünist Gençlik Enternasyonal Kongresi’nde Avusturya delegelerinden oldu. Mart 1937’de “KPÖ için çalışmaktan” dört ay hapis cezasına çarptırıldı. O sırada parti merkez komitesinin bir üyesiydi.

Avusturya’nın Almanya’ya ilhakından sonra Nazi rejimi tarafından tutuklandı ve tekrar dört ay hapse atıldı. Gizli olarak aktif olan KPÖ, onu tehlike altında olarak sınıflandırdığından görevlerinden çıkarıldı, görevlerini Bruno Dubber üstlendi. Mayıs 1939’da Belçika’ya sürgüne gitti ve dadı olarak çalıştı. Belçika’da da – Auguste Bailly, Herta Ligeti, Lotte Sontag, Anni Hand ve diğerleriyle birlikte – KPÖ’nin Avusturya direnişi için çalışmaya devam etti. “İstenmeyen bir yabancı” olarak, Ocak 1940’ta Belçika güvenlik aygıtı tarafından gözaltına alındı, ancak Alman ordusu Wehrmacht’ın işgali sırasında hapishaneden kaçabildi.

Mayıs 1940’taki Alman işgalinden sonra, partinin talimatıyla Viyana’ya döndü ve KPÖ’nün Erwin Puschmann çevresindeki üçüncü liderlik grubuna dahil oldu. 17 Haziran 1941’de, Alman Faşizminin Sovyetler Birliği’ne saldırmasından birkaç gün önce bu liderlik grubunun son üyesi olarak yeniden tutuklandı. Birkaç ay süreyle hücre hapsinde tutuldu ve ardından Viyana’ya nakledildi. 16 Aralık 1942’de diğer sanıklar Friedrich Nesvadba, Alfons Peschke, Franz Tesarik ve Vladimír Zoul ile birlikte faşist Halk Mahkemesi tarafından ölüm cezasına çarptırıldı. Viyana Bölge Mahkemesinde neredeyse yarım yılını idama mahkum olarak geçirdi. Ebeveynlerine yazdığı veda mektubunda da belirttiği gibi, inanç ve gururla Nasyonal Sosyalist zulme karşı direndi:”Ben işçi sınıfının bir çocuğuyum, tüm yaşamı yaratan bu harika halk tabakasının bir parçasıyım.”

17 Mayıs 1943’te faşistler tarafından başı kesilerek öldürüldü.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.